|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
Molla Demirel Ne dersiniz Aydınlara iş düşmüyor mu? Münster - Münster Başkonsolusluğumuz Türkiye Cumhuriyetini tanıtmak için atağa geçti. Bunun için Almanya ile Türkiye Dostluk Cemiyeti, Anadolu Klübü, Türk öğrencileri Derneği ile Münster Üniversitesinden Prof. Leidingeg'i bir araya getirerek Türkiye Cumhuriyeti'nin 80 yılı için bir dizi kültürel program oluşturdu. İlk toplantıda Türkiye’nin Almanya ve Avrupa Birliği ilişkileri anlatıldı. Tüm konuşmacılar Türkiye’nin 1923 den günümüze kadar politik ve ekonomik alandaki gelişimini toplumsal, doğa ve coğrafik durumunu anlatılar. Özellikle nüfusunun genç olması nedeniyle iş gücü potansiyelinin yüksek olmasına ek olarak bulunduğu yerin Ortadoğu ve Balkanlardaki coğrafik konumundan ötürü sürekli gelişen bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu konuşmalarında vurguladılar. Psikoloji Uzmanı Halil Mayaoğlu‚ "Dünya ülkem ve insanlara hizmet de dinimdir" sözleriyle Anadolu insanın sadece hoşgörülü oluşunu değil güzel olan yeni tüm gelişmelere de açık oduğunu özetlemiş oldu. Münster Başkonsolosumuz Alphan Şölen çok kısa bir konuşma yaparak şu cümlelerle konuşmasını tamamladı: "Herşeyin sedece ekonomi ve politika olmadığını, asıl halkları bir birine tanıtan yaklaştıran kültürler olduğunu biliyoruz. Bu kültürlerin benzerlikleri ortaya konduğunda Avrupa ülke halklarının Türkiye Halkının kültürleriyle çok ortak yönlerinin olduğunu görecekler. Anadolu kültürlerini tanımaya çalışacaklar ve insanlarımızla kaynaşacaklardır. Yeterki ön yargısız sevgiyle bir birimize yaklaşma iyi niyetini gösterelim." Bu cümlelerle Münster Başkonsolusumuz Alphan Şölen, başta aydınlarımız olmak üzere tüm insanlarımıza Anadolunun sevgi dolu çok kültürlü yapısını Cumhuriyetin 80 yılından tanıtılması çağrısını yapmış oluyordu. Ancak salonda 150 civarında insan vardı. Bunların büyük bir kısmı Üniversitenin davet ettiği Almanlardı. Ben önemli olayların yaşandığı dönemlerde işçilerimizin yoğunlukla gittikleri kahvelere uğrar gazetemi okurken onların konuşmalarına kulak veririm. Bu kez de insanlarımız Irak, Türkiye, Amerikan’ın savaş konusundakı tavır ve tutumlarını tartışıyorlardı. Bir ara oradakilerin sohbetine katıldım: "Bu kadar konuşuyor mangaldan kül bırakmıyorsunuz. Dün Konsolusluğumuzun düzenlediği Türkiye Cumhuriyetini tanıtma toplantısında sadece siz değil neredeyse konuşmacı ve düzenleyenlerin bir kaç yakını dışında kimse yoktu. Önemli konulara katılma zahmeti göstermiyorsunuz" dedim. Hiç konuşmayan günlük gazetesini okuyan Antepli Mehmet başını kaldırdı. Gazeteyi kapattı. Bana bakarak, "Beyefendi, Türkiyeyi koruma ve tanıtma Türk ordusuyla Türk hükümetinin işidir. Adamların işine el atarsan seni zindanlardan süründürürler" dedi. Konuşmama fırsat vermeden Laz Yunus "Türkiye halkını, Cumhuriyetini ilgilendiren hangi işten bize sordular ve bizi de organizeye katmak istediler ki. Dövize ihtiyaçları olursa, yurt dışındakilerden alma yolu ararlar. Hazinenin paraya ihtiyacı olursa vergi, zam yoluyla halktan alır. Savaşa karar verirlerse cephede ölmek için halkın çocuklarını sürerler. Bunları yaparken halkı ikna etmeye bile gerek görmezler" dedi. Başında bere taşıyan orta yaşlı biri elini kaldırdı, yutkunduktan sonra başladı söze: "Böyle cahil, cahil konuşmayın. Orası bizim memleketimiz ve bizim hükümetimiz. Elbette yanı başlarında bir Kürt devleti kurdurmayacaklar. Gerekirse savaşa girecekler." Yanındaki başını sıvazlıyarak "Annen kurban olsun senin şu berene ve bu iki yüzlülüğüne. Onun için geçtin Alman vatandaşlığına. Pasaport uzatma parası olarak 15 Mark ödemiyesin diye. Onun için bu güne kadar olan Hükümetlere karşıydın. Bugün çocukların Alman vatandaşı oldukları için cepheye gitmeyecekler ve cephede ölmeyecekler. Konuş konuşa bildiğin kadar..." "Ben diyorumki cahil, cahil konuşmayın. Beni tanıyanlar, cemaatımız hakkında az çok bilgisi olanlar bilir. Ben, biz İslam Türk devletine yani Osmanlı mülkiyetine karşı tek laf etmedim, etmedik. Ancak Laiklik denilen gavurluğu yaygınlaştıran sistemi kabullenmedik. Bugün İslamlığın taşlarını Osman-i Mülkiye'de tekrar tek tek yerine koyacak olan bir Hükümetimiz var. Bugün bunu desteklemek bir dini vacibedir." Laz Yunus güldü: "İslam komşumuz olan Irak'ı Amerika'nın petrol çıkarı için vurmasına olanak tanıyan bu hükümeti desteklemek, demek dini bir görevdir. Madem öyle sen, üç oğlunla hemen Amerika'nın saflarında savaşa katılmak için gidip gönüllü yazılsanız ya. Utanmadan İslam ve Türk geçiniyorsunuz. Bilmez misiniz, Irak halkı da İslam. Orada Araplar, Türkler, Kürtler yaşıyor. Türkiye'de de Araplar, Kürtler, Türkler yaşıyor. Kardeşi Kardeşe kırdıracaklar. Bu savaşa çanak tutuyorsunuz. Hiç mi Allahtan kormuyorsunuz?.." dedi. Baktım, tartışma başka yerlere doğru kayıyor, araya girdim: "Biz burada yaşıyoruz. Bizim kültürümüzün tanınması ve kabul görmesi için Konsolusumuz çok güzel bir program hazırlamış, ona katılmayı, kültürümüzü tanıtmayı ve çocuklarımızı nasıl daha iyi eğitiriz konusunu neden konuşmuyoruz?" Gene bereli lafı kaptı benden: "Konsolus Bey, İslamlığın tanınmasını değil, Gavurluğu milletimiz içinde yazgınlaştıran Laikliği bu çalışmalarla daha da yaygınlaştırma işini sürdürüyor..." Antepli Mehmet elini gazeteye vurdu: "İşte bunların beyini bu. Seçtikleri adamlar da kendileri gibiyse daha da beter yanacak Türkiye halkı. Öyle de görünüyor" dedi. Herkes sustu. Ben gene konuştum: "Benim savaşacak ve savaşa yollayacak çocuğum yok ama ne olursa olsun savaşa karşı çıkmak insanlık görevidir. Ayrıca bu fırsatı iyi değerledirir, Türkiye’nin, 80. yılı temelinde kültürünü, doğal güzelliklerini anlatırsak, bizi dinlerler. Bu toplum bize karşı geliştirdiği önyargılarını sorgular. Kırk yıldır beceremedik kendimiz bu topluma tanıtmayı. Onun için dışlanıyoruz. Bari bu fırsatı iyi kollamak gerek" dedim. Kısa bir sesizlikten sonra Laz Yunus konuştu: "Bu adamlarla mı?" dedi. İnsanlarımız kahvelerden çıkmıyor, günlük bir gazete okumuyorsa, halen çağdışı, insani yaşamla ilişkisi olmayan düşünceler ile görüşler için savaşı bile göze alıyorsa aydınlara, savaş karşıtlarına, çevrecilere, kültür adamlarına iş düşmüyor mu, ne dersiniz?.. Aleviyol, 24.1.2003 Yorum |
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |