İLK KEZ ALEVİYOL AÇIKLIYOR

ALEVİLİK YASAKLANIYOR!

·Alevi Kültürü, Alevilik, Cem, Cemevi Kurmak yasaklanıyor!

·İçişleri Bakanlığı’nın çeşitli bakanlıklara ve devlet kuruluşlarına gizli bir yazı yazarak Alevi Kültürü, Alevilik, Cem, Cemevi, Cem Evi Kurmak, Yaptırmak’ı yasaklamanın yollarını aradığı ortaya çıktı.

·İçişleri Bakanlığı “Alevi Kültürünü yaşatmak amacıyla” çalışma yapılamayacağını ilan etti!

·Bunun üzerine ilk olarak Ankara Valiliği harekete geçti. İlk yasaklama Ankara Cem ve Kültür Evleri Yaptırma Derneğine uygulandı. Ankara Valiliği amacı cem-kültürevi yaptırmak olan derneğin tüzüğünde yer alan CEM KÜLTÜR EVLERİ YAPTIRIR, CEM TÖRENLERİ DÜZENLER hükümlerine yasak getirdi.

 

·YASAKLAMAYA TEPKİ

“Aleviliği yasaklamak Türkiye’ye yapılabilecek en büyük kötülüktür!

Bin yıldır Anadolu toprakları üzerinde yaşanan Aleviliği kimse yasaklayamaz!”

ALEVİ BEKTAŞİ ADIYLA ÖRGÜTLENMEK

Her şey Alevi-Bektaşilerin kendi adlarıyla örgütlenmek istemeleriyle ortaya çıktı.

Uzun süredir bir araya gelerek ortak bir çatı altında toplanmayı amaçlayan Alevi-Bektaşi kuruluşları 15 Ağustos 2000 tarihinde Hacı Bektaş’ta birlik kararı almışlardı. Bu karar doğrultusunda yapılan hazırlık çalışmaları sona erdi ve 35 Alevi-Bektaşi örgütünü temsil eden kurucular 25 Eylül 2000 tarihinde Ankara’da ALEVİ BEKTAŞİ KURULUŞLARI BİRLİĞİ’nin kuruluşunu gerçekleştirdiler.

Aynı gün Ankara valiliğine gerekli belgeleri vererek kuruluşlarının tescil edilmesini istediler. Çünkü Dernekler Yasası kuruluş ve tescil için gerekli belgelerin hazırlanarak başvurulmasını yeterli buluyordu.

 

ANKARA VALİLİĞİ KEYFİ BİR TUTUMLA KURULUŞU ENGELLİYOR

Alevi-Bektaşi Kuruluşlar Birliğinin tescili Ankara Valiliği tarafından keyfi bir biçimde engellendi. Çünkü ABKB’nin tüzüğünde kuruluşun amacı:” ALEVİ-BEKTAŞİ KÜLTÜR VE ÖĞRETİSİNİN  ARAŞTIRILMASI, YAŞATILMASI VE TANITILMASI İÇİN ÇALIŞMALAR YAPMAK, BU DOĞRULTUDA ALEVİ BEKTAŞİ KURULUŞLARI ARASINDA EŞGÜDÜM VE DAYANIŞMAYI SAĞLAMAK” olarak belirlenmişti.

Kuruluşun yapacağı işler ise:

“Alevi-Bektaşi kültür ve öğretisinin tanınması, kendisini gerçekleştirebilmesi, özgürce ifade edilebilmesi ve hukuksal güvence altına alınması için çalışmalar yapar.

Alevi-Bektaşi kültür ve öğretisinin gereksinimlerinin karşılanması ve sorunlarının giderilmesi için resmi merciler nezlinde girişimlerde bulunur.

Alevi-Bektaşi kültür ve öğretisinde önemli olan yer gün ve kişiler için etkinlikler düzenler yapılmakta olan anma ve kutlama etkinliklerin ortaklaşa yapılması doğrultusunda girişimlerde bulunur.

Alevi-Bektaşi kültür ve öğretisinin sorunlarının demokrasi ve laiklik ilkeleri temelinde çözüleceği gerçeğinden hareketle  demokratik ve laik bir Türkiye'nin oluşturulması için kültürel ve bilimsel çalışmalar yürütür.

Alevi-Bektaşi kültür ve öğretisine  yönelik karalamacı, yok saymacı davranış ve tutumlara karşı kamuoyu oluşturur.” şeklinde sıralanmıştı.

 

Ankara Valiliği Alevilerin kendi adlarıyla bu şekilde ortaya çıkmalarının önünü kesmek için kuruluşu engellerken kuruluşun tüzüğünü İçişleri Bakanlığına gönderdi. Bu engellemeye karşı kuruluş temsilcileri Ankara Valisine bir mektup yazarak bu yasal olmayan durumun ortadan kaldırılmasını ve kuruluşlarının bir an önce tescilini sağlamasını istediler.

Kurucular kurulu adına Ali Doğan tarafından imzalanan mektupta şöyle deniliyordu:

 

“Sayın Yahya GürAnkara Valisi

Alevi-Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği Kurucular Kurulu olarak Dernekler Yasası’nın ve Emniyet Müdürlüğü’nün istemiş olduğu belgeleri hazırlayarak 25.09.200 gün ve 15600 kayıt numarası ile başvuruda bulunduk.

            Ancak tarafımıza bir alındı belgesi ve dernek kod  numarası verilmedi. Tüzel kişilik kazanmış olmakla birlikte, tarafımıza kod numarası verilmediği için faaliyet gösterememekte sıkıntı çekmekteyiz.

            Dernekler Yasası uyarınca, usulüne uygun olarak başvuru yapan derneğin tüzel kişilik kazanması ve ilgili derneğe bir kod numarası verilmesi gerekmektedir.

             Hukukun üstünlüğünün her zaman gözetilmesi gerektiğine inanarak derneğimize kod numarası verilmesi için ilgililere gerekli emri vereceğinize güveniyoruz.”

 

VALİLİK AĞZINDAKİ BAKLAYI ÇIKARIYOR

Bu mektup üzerine mektuba cevap veren Valilik ağzındaki baklayı çıkarıyor ve Alevi Kuruluşu olduğu için derneğin tescil edilmediğini bildiriyordu. Kuruluşun tüzüğünde “Alevi Bektaşi Kültür ve Öğretisinin Araştırılması, Yaşatılması için araştırmalar yapmak, bu doğrultuda Alevi Bektaşi kuruluşları arasında eşgüdüm ve dayanışmayı sağlar, Cem ve Kültür Evleri açar, yapar, yaptırır, açılmasına katkıda bulunur’ ifadelerinin bulunuyor olması kuruluşun tebciline engel olarak gösteriliyordu.

Valiliğin cevap metinin bir tarihsel belge olarak buruya alıyoruz:

 

 

                                                                       T.C.                                        02 Ocak 2001

ANKARA VALİLİĞİ

Emniyet Müdürlüğü

 

SAYI: B 05.1. EGM.4.06.00.12.02

            (K) 2000/220908

KONU: Dilekçe

 

03.01.01 003592

Sayın: Ali DOĞAN

(Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı)

Sokullu Mehmet Paşa Cd. İğde Sk. No: 24 Dikmen-Çankaya

 

İLGİ: 01.11.2000 gün ve bila sayılı dilekçeniz.

 

            İlgili sayılı dilekçenizde; Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği kuruluş evraklarını 2908 Sayılı Dernekler Kanunu’na uygun olarak Emniyet Müdürlüğü’ne 25.09.2000 gün ve 15600 sayılı yazı ile getirdiğiniz ancak tarafınıza alındı belgesi ve derneğe kod numarası verilmediği belirtilmektedir.

            Adı geçen derneğin kuruluş evrakları üzerinde yapılan incelemede; 2908 Sayılı ve Dernekler Kanunu’nun 5. Maddesinin 5. bendinde, ‘Bölge, ırk, sosyal sınıf, din ve mezhep esasına veya adına dayanarak faaliyette bulunmak amacıyla dernek kurulamaz’ denilmesine rağmen, kurulması düşünülen dernek tüzüğünün amaç bölümünde; ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Öğretisinin Araştırılması, Yaşatılması için araştırmalar yapmak, bu doğrultuda Alevi Bektaşi kuruluşları arasında eşgüdüm ve dayanışmayı sağlar, Cem ve Kültür Evleri açar, yapar, yaptırır, açılmasına katkıda bulunur’ gibi cümlelerin bulunduğu tespit edilmiştir.

            İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliğinin 20.06.1995 tarih ve 01730 sayılı yazıları ile ‘Ankara Cem Kültür Evleri Derneği’nin amacının 2908 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 5 ve 6. maddelerinde belirtilen ‘Bölge, ırk, sosyal sınıf, din ve mezhep esasına veya adına, Türk Dil Kültüründen ayrı dil ve kültürleri koruma, geliştirmek ve yaymak amacı ile çalışma yapmak üzere dernek kurmanın mümkün olmayacağı’ bildirilmiş olup kurulması istenen ‘Alevi Bektaşi Birliği Kültür Derneği’ hakkında da 2908 Sayılı Dernekler Kanunu’nun 5. maddesi ile ilgili çelişkiye düşüldüğünden, adı geçen derneğin kurulup kurulmayacağı hususunda İçişleri Bakanlığına görüş sorulmuş olup, cevabi yazı beklenmektedir.

İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği görüş yazıları Valiliğimize intikal ettiğinde ayrıca tarafınıza tebliğ edilecektir.

            Bilgilerinize rica ederim.

                                                                                       İsmail Özdemir

                                                                                       Vali a.

                                                                                       Vali Yardımcısı

 

           

 

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI HAREKETE GEÇİYOR

Alevi-Bektaşi Kuruluşlar Birliği’nin tüzüğünün İçişleri Bakanlığı’na gelmesi üzerine İçişleri Bakanlığı ne yapacağını bilmez bir tutum takınarak kurtuluş yolunu topu başka bakanlıklara atmakta arıyordu.

İçişleri Bakanlığı adı açıkça Alevi-Bektaşi olan, amacı ve yapacağı işlerle Alevi Öğretisini savunan bir kuruluşa karşı nasıl bir tavır takınmalıydı.

İçişleri Bakanlığı çeşitli bakanlıklara İçişleri Bakanı Sadettin Tantan adına müsteşar yardımcısı M.Rasih Özbek imzasıyla bir yazı göndererek bu bakanlıklardan “ALEVİLİĞİN YASAKLANIP YASAKLANMAMASI “ konusundaki görüşlerini istemek yoluna gidiyordu.

İçişleri Bakanlığı bu bakanlıklara tüzüklerinde Alevi Kültürü, Alevilik, Cem, Cemevi, Cem Evi Kurmak, Yaptırmak sözleri yer alan derneklerin ve yöneticilerinin cezalandırılıp cezalandırılmayacağını öğrenmek istediğini bildiriyordu.

Yani bu yaklaşımıyla İçişleri bakanlığı bir yasaklama yoluna gidebileceğini ve Alevilik adına söz söyleyen insanları cezalandırabileceğini ima ediyordu. Oysa dünya alem biliyordu ki yasaklanması düşünülen

Alevi Kültürü,

Alevilik,

Cem,

Cemevi,

Cem Evi kurmak, yaptırmak

kavramları Alevi öğretisinin temelini oluşturmaktadır.

 

İçişleri Bakanlığından çeşitli bakanıklara ve devlet kuruluşlarına gönderilen ve Aleviliği yasaklama girişimini belgeleyen bu gizli belgeyi tarihsel bir metin olarak buraya koyuyoruz:

 

ALEVİLİĞİ YASAKLAYALIM MI?

Dernekler Yasası yoğun eleştiriler alıyor.Yöneltilen bazı eleştirilerde haklılık payı olduğu bakanlığımızca da değerlendirilmektedir.

2908 Sayılı Yasanın 5. maddesinde kurulması yasak olan ‘Bölge, ırk, sosyal sınıf, din ve mezhep esasına veya adına dayanarak faaliyette bulunmak amacıyla dernek kurulamaz’ hükmünün özellikle Alevi kökenli vatandaşlarımız tarafından kurulan derneklere tüzüklerinde yeralan ‘Alevi Kültürü, Alevilik, Cem, Cemevi, Cem Evi Kurmak, Yaptırmak vb’ ifadeleri nedeniyle ceza hükümleri ile birlikte uygulanması gündeme gelmektedir.

            Konunun hassasiyeti de gözönüne bulundurulacak tüzüklerin de yukarıda bahsedilen ifadeleri bulunduran dernekler hakkında 2908 sayılı yasanın 5, 37, 76. maddelerinin ilgili hükümlerinin uygulanıp uygulamayacağı hususunda görüşlerinizin bildirilmesini arz ve rica ederim.

                                                                                              M. Rasih Özbek

                                                                                                     Bakan a.

                                                                                                Müsteşar Yrd.

 

 

İLK YASAKLAMA ANKARA’DA

İçişleri Bakanlığı gizli olarak Aleviliği yasaklamak için yazdığı yazının cevabını bekleyedursun ilk yasaklama Ankara Valiliğinden geldi. İlk yasaklama Ankara Cem ve Kültür Evleri Yaptırma Derneğine uygulandı.

Filen ve keyfi olarak Alevi Bektaşi Kuruluşlar Birliğinin tescilini engelleyen Valilik bu kez Ankara Cem Kültürevleri Yaptırma Derneğinin onaylanmış tüzüğünde yer alan Alevilikle ilgili ibarelere yasak getirerek bu hususların tüzükten çıkarılmasını aksi halde derneğin kapatılacağını dernek başkanına tebliğ etme yoluna gitti.

Ankara Valiliği amacı cem-kültürevi yaptırmak olan derneğin tüzüğünde yer alan CEM KÜLTÜR EVLERİ YAPTIRIR, CEM TÖRENLERİ DÜZENLER hükümlerine yasak getirdi.

 

İşte Belgesi:

TC

ANKARA VALİLİĞİ

EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ

 

 

SAYI: B.05.1.EGM.4.06.00.12.02

           D.(3).06.41.102/1304

Tarih: 22.01.2001
 
 
ANKARA CEM VE KÜLTÜR EVLERİ YAPTIRMA DERNEĞİ BAŞKANLIĞI’NA

 

Derneğinizin tüzüğünde yapılan incelemede tespit edilen noksanlıklarla ilgili 17.01.2001 tarih ve 019474 sayılı yazı tarafınıza teslim edilmiştir.

2908 sayılı Dernekler Kanunun 10.Maddesi gereğince, derneğinizin tüzüğünde tespit edilen noksanlıkların 30 gün içerisinde giderilerek valilik makamından havaleli müracaat yazısı ile müdürlüğümüze getireceğiniz tarafınıza tebliğ edildiğine dair iş bu tebliğ ve tebellüğ belgesi birlikte imza edilmiştir. 22.01.2001

 

EKSİKLİK:

Tüzüğünüzün 2/C maddesinde yer alan

“CEM KÜLTÜR EVLERİ YAPTIRIR,

CEM TÖRENLERİ DÜZENLER” ibarelerinin tüzük metninden çıkarılarak

5 adet yeni şekli ile hazırlanmış tüzüğün 30 gün içinde getirilmesi.

 

Tebliği Eden:

Polis Memuru

 

Tebellüğ Eden:

Mehmet Uzun

Dernek Başkanı

 

ALEVİLİK YASAKLANIYOR

ALEVİLER CEZA VE YASAKLAMA TEHDİTİ İLE KARŞI KARŞIYA

İktidar çevreleri ilk kez açıktan açığa Aleviliği yasaklamak tavrını göstermektedirler. İlk kez Aleviler Alevi Öğretisini savundukları için yasaklama ve hapis cezası tehdidi ile yüzyüze geliyorlar.

Oysa Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 24.maddesinde  “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. İbadet, dini ayin, ve törenler serbesttir.

Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.” hükmü yer alıyor olmasına rağmen Alevilik yasaklanmaya çalışılmakta, Alevilerin ibadet yeri olan Cemevlerinin kuruluşu engellenmekte ve Alevilerin ibadet biçimi olan Cemleri bir suç olarak nitelenmektedir.

YASAKLAMAYA TEPKİ

Aleviliği yasaklamak Türkiye’ye yapılabilecek en büyük kötülüktür!

Bin yıldır Anadolu toprakları üzerinde yaşanan Aleviliği kimse yasaklayamaz!

Laik bir ülkede devletin dini olamayacağına göre, devlet tüm din ve inançlara karşı aynı mesafede duracağına göre Alevilere yönelik bu tutumu laiklik ilkesiyle bağdaştırmak mümkün olmadığı gibi bu tutum tam tersine bağnaz dinci gerici bir tutum olmakla özdeştir.  Bu tutumu ile iktidar bir mezhebin elemanı gibi hareket etmekte, bir mezhepten başka inanç ve kültür tanımamaktadır.

Aleviliğin yasaklanması, Alevi örgüt yöneticilerinin ve Alevi aydınların hapis cezaları ile tehdit edilmesi Türkiye’ye ne kazandıracaktır?

Her zaman laikliğin ve demokrasinin yılmaz savunucusu olmuş Alevilerin inanç ve kültürlerine getirilecek bir yasaklama Türkiye’nin daha da karanlığa batmasından başka bir sonuç vermez buna ise en çok bu halkın düşmanları sevinecektir.

 

ÇAĞRI:ALEVİLİĞİN YASAKLANMASINA SESSİZ KALMAYALIM

Demokrasiden, laiklikten, insan haklarından, özgürlüklerden yana olan herkese çağırıyoruz: Aleviliğin yasaklanmasına sessiz kalmayalım. Aleviliği yasaklamak Türkiye’ye yapılabilecek en büyük kötülüktür!

Alevilik Türkiye’nin emekten, demokrasiden, özgürlüklerden yana aydınlık yüzüdür!

Sessiz kalma!

Karanlığa küfredeceğine bir mum yak!

 

Destek için:

Aleviyol

aleviyol@yahoo.com

 

Ankara Cem Kültürevleri Yaptırma Derneği

0 312.3643924 Tel-Fax

 

                     

 

Forum Konuk Defteri  Ozanlar Yazarlar Yol Alevilik
Irtibat Linkler Deyisler Kitapevi Hüseyin Gazi Ana Sayfaya