Güncel ve Tarafsız Haber

Rıza Zelyut

Aleviler bölücü mü?/1

Basına yansıyan bilgiler doğru ise, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Orgeneral Tuncer Kılınç, Alevileri bölücülükle suçlamış.

Yurt dışındaki örgütlerin toplantısında ortaya çıkan bu gelişme Türkiye'deki Alevileri derinden yaraladı.

Daha önceki konuşmalarında Alevileri ulusal kültürü yaşatan Türkler olarak nitelendiren ve 'Alevileri yanlış tanımışız.' diyen bir paşanın birdenbire farklı bir tavır ortaya koyması, Alevileri potansiyel suçlu görme alışkanlığından kaynaklanıyor olsa gerekir. Bu anlayış, ne acıdır ki Osmanlı devlet kurumlarından cumhuriyete aktarılmıştır.

Gerek Türkiye'de, gerekse yurt dışındaki Alevi derneklerinin kuruluşunda öncülük eden aydınlardan birisi olarak, gerçeklerin cihet-i askeriye tarafından doğru bilinmesini sağlamak bizim görevimizdir.

Bu yüzden, önyargılardan uzak biçimde MGK Genel Sekreteri Sayın Kılınç'a ve diğer subaylarımıza bazı bilgileri aktarmak durumundayız.

Örgütlenme ortadadır

Alevi kesim içinde, Alevilik üzerine modern anlamda çalışmalar 1980'lerin ortasında başlamıştır. Çünkü, daha önceleri Alevilerin kendi kimliklerini bağımsız ve özgür biçimde ortaya koyma olanakları yok edilmişti.

1989 yılında Avrupa'yı temsil konumundaki Hamburg Alevi Derneği ile birlikte hazırladığımız Alevilik Bildirgesi, 'Türkiye'de Alevi diye bir kitle yaşıyor.' gerçeğini ilk kez sivil topluma duyurdu. Bundan sonra dernekler kuruldu, Alevi dergahları canlandırıldı ve örgütlenmeler yaratıldı. Şu an gerek yurt içinde gerek yurt dışında Alevi örgütleri federasyon halinde çalışmaktadır.

Bu örgütlerin tümü, Türkiye'nin birliği ve halkımızın barış içinde bir arada yaşamasını temel almaktadır. Bu yüzden de gerek Kürt milliyetçisi PKK, gerekse aşırı sol örgütler, Alevi derneklerini 'Devletin organı, resmi düşüncenin temsilcisi, teslimiyetçi, işbirlikçi' gibi sıfatlarla kötülemektedirler. Bu konuda PKK'nin ve sol örgütlerin yayın organları en açık belgelerdir.

Kitaplar tanıktır

Alevi aydınlarının 1989'dan itibaren yazdıkları Aleviliği ve Alevi örgütlenmesini anlatan kitapların tümü, Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlılığın en açık örneklerini oluşturur. Bu kitaplarda Aleviliğin çağdaş temel ölçüleri olarak, laiklik, çağdaşlık, Atatürk devrimlerine bağlılık; kadın erkek eşetliği, modern hukuka bağlılık, yurtseverlik, birlik, kardeşlik, yardımlaşma gibi ölçüler temel alınmıştır. İddia ediyorum: Hiçbir Alevi aydını, kitabında bölücülük yapmamıştır.

Sosyolog Prof. Orhan Türkdoğan tarafından yapılan anketlerde, Alevi toplumunun en fazla okuduğu kitap kabul edilen ÖZ KAYNAKLARINA GÖRE ALEVİLİK adlı kitabımız, (10. Baskı İstanbul Karacaahmet Sultan Derneği, Tel: 0216 333 08 19, İnternet: Karacaahmet.com) incelenebilir.

Aleviliğin temel insani değerlerini vurgulamak hiçbir zaman bölücülük sayılmamalıdır.

Olaylar tanıktır

Şimdiye kadar hep tehlikeli ve devlet karşıtı gibi gösterilen Aleviler, cumhuriyet rejimine karşı en küçük bir kalkışma içinde olmamışlardır. Halbuki devletten yana gözüken kesim içinde rejime karşı ikide bir ayaklanma girişimleri görülmüştür. Maraş'ta, Çorum'da, Sivas'ta katledilen Alevi halk olduğu halde, ne acıdır ki bu katliamı yapanlar Alevileri kötü ve tehlikeli göstererek kendilerini temizlemeye çalışmaktadırlar. Devlet de bu haksız tutumu pekiştirecek bir tavır ortaya koymaktadır. Bu da Alevileri yaralamaktadır.
Cumhuriyet tarihini saplantıdan uzak biçimde incelersek, bölücünün kim olduğu ortaya çıkacaktır.

Güneş, 29.4.2003'ten

Aleviyol, 29.4.2003

Yorum

|  Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com