|
Demirhan Ocak
Ağır mevzu : Eurovision Şarkı ve Türkü
Yarışması sonrası
Bu yarışmaya katılmaya başladığımız 1974 yılından beri her seferinde
milli gururu kırılmış olarak "Ulan bak su elin gavuru yine hakkımızı
yedi", "Tuh! Allah belanınızı versin de tez günde kanlı kurşunlara
kurban gidesiniz" gibi yakınmalar ile geçen 28 yıldan sonra
Letonya'nin başkenti Riga'da yapilan 48. Eurovision Şarkı Yarışması'nda
Türkiye adına yarışan Sertap Erener kızımızın söyledigi türkünün
bestekâri Demir Demirbilek, Urfa'da sevdigi kizin babasinin kahvehanesine
giderek onu "Allahin emri..." diye istemis; ama hain baba bu
iki gencin sevgisini anlamadigi gibi, bir de tutup 20 milyar baslik parasi
istemis. Bu harekete çok bozulan ve bunalima giren Demir Demirbilek
kardasimiz kösedeki Taso'nun meyhanesinde "gökten zembille
gelen Ilham abi!" ile bir büyük rakinin dibini bulduktan,
sonra askinin atesinden yaktigi "Every Way That I Can" isimli
içli bir "türkü" ile 167 puan alarak 1. oldu.
Hah, iste tam burada, bizim agir mevzu basliyor.....
Efendim bu Eurovision yarismasinin fanatikleri vardir ve bu fanatikler
genelde yarisma sonunda piyasa çikarlar. Bu fanatikler kendi aralarinda
"Oy aydinim oy gurubu", "Kurbanin olam hacimtrak gurubu",
"Vatan, Millet, Sakarya bir de ben gurubu" diye üç
guruba ayrilir. Gelin isterseniz, bu güzide guruplarimizi tek tek
taniyalim:
Birinci gurup: Oy aydinim oy gurubu
Bu guruba dahil olan kisiler genelde Sol'un kizil kesiminden yani komünist,
sosyalist türü kesimlerden çikarlar. Ve bunlar bu tür
yarismalari kafadan yok sayarlar. (Bir de bu guruba dahil olmayan sulandirilmis
olarak piyasa sürülmüs olan ve halk arasinda "sosyal
demokrat" olarak bilinen türleri vardir. Fakat bunlarin bu gurupla
alakasi yoktur)
Efendim bunlar esasında çok enteresan insanlardır......
Mesela şakır şakır demokrasiyi savunurlar; ama kendileri gibi düşünmeyen,
yaşamayan, konuşmayan kendi dinledikleri müziği dinlemeyeni beğenmezler.
Fakat, demokratliklarina tezek sürmemek için orda burda "Halkçi",
"Isçi dostu" görünüp piyasada prim yaparlar.
Bunlar demokrasinin gökkusagi gibi rengarenk, çok sesliligini
filan savunurlar; ama kendi dünyalarinda tek tür müzik,
tek tür edebiyat, gibi renksiz, tonsuz tek tür gri bir yasam
sürerler.
Bunlar konferans, toplanti gibi yerlerde gözlerini önsirada
oturan çekici kadin veya erkege dikip "Aslinda ben varligimi
halkima adadim....." diye söze baslarlar; fakat üçü
bir "Türkü barda (!)" biraraya gelince üçüncü
votka limondan sonra sahnede peltek bir sekilde ... içinde bir
kiz gezer nenen ölsün... diye söylenen türkünün
fon müzigi olarak kullanildigi ortamlarda gerçek yüzlerini
açiga vurarak "bu halk görgüsüz lan",
"Yok aga bu halk sittim sene de sürde, adam olmazlar" ,
"Bak biz 80 öncesi bunlar için kiçimizi yirtik
ama, bu öküzler bizi anlamadilar" ile baslayan söylemler
çekerler. Ve isin kötüsü bu söylemleri halka
olan sevgilerinden dolayi yaptiklarini söyleyecek kadar beyinleri
civiklasmistir.
Lafin kisasi: Bunlar bu tür yarismalara halkin ilgi ve alaka göstermesine
siddetle karsi çikarlar; ama birisi de "Tamam anladik bu isler
bos isler... peki siz ne gibi etkinlikler önerirsiniz? Kafanizda
ne gibi etkinlikler vardir?" diye bir soruyla karsilasinca "Belki
bilmiyorsunuz; ama ben aslinda varligimi bu halka adadim...." diye
baslar cevaplari ve eee kem, küm ... diye de devam eder gider...
Ikinci gurup: Kurbanin olam hacimtrak gurubu
Bu gurubun mensuplari bu yarismalarin bas düsmanlaridir. Asla ve
asla televizyon karsisina geçip seyretmedikleri gibi, bu tür
yarismalarin sirf Müslümanlari Hiristiyanlastirmak için
sahneye konmus kefere oyunu oldugunu söylerler; ama ... olur ya bu
yarismada es kaza birinci olunursa, iste o zaman yillarca yüksek
dozajda metafizik kullanmanin sonucunda beyinde olusan yan etkiler birden
bire ortaya çikar ve "Iste mümin bir toplumun kâfir
ve batil bir toplum olan Batidan üstün oldugunu göstermistir."
diye kendilerine pay çikartmaya çalisirlar. (Konumuzun disinda;
ama eger beyinde hasar büyükse son günlerin popüler
filmi Matrix gibi yüksek maliyetli, sanatsal ve felsefi endise tasimadan
yapilmis bir 5. sinif piyasa filmine bile " Bu film Islamiyetle alay
etmektir" diyecek kadar abuslasirlar.* Bu gurup yanarli dönerli
olarak da bilinir.
Üçüncü gurup: Vatan, Millet Sakarya birde ben gurubu
Bu guruptakiler söyle en kallavisinden Reha Muhtar fanatigidirler.
Ve her türlü fanatizmi yasama nedeni olarak görürler.
Örnek 1: Bunlar çalistiklari isyerlerinden istifa etmeleri
için patronlarinin rakip (düsman) takimin bayragini isyerine
asmasi kâfidir. Ama bu istifa sonucu evde çoluk çocuk
aç bilaç oturmalarinin sebebi olarak asla ve asla kendileri
degil, aksine o bayragi oraya asan patrondur. Çünkü adamimiz,
her namuslu (!) ve akilli (!) fanatigin yapmasi gereken hareketi yapip
istifa etmistir. Ne de olsa "seni sevmeyen ölsün"....
Örnek 2: Bunlar memleketimizin biricik ançomari Reha Muhtar
hazretlerine yari tanri muamelesi yaparlar. Söyle ki, Muhtar bugün
aksam benim def-i hacetim Lokman Hekim'in aradigi formüldür
dese, ertesi sabah Sirkeci'nin en biçkin isportacilari "Gel
vatandas gel, hanim abla bak, Muhtar'in hakiki sifali b.ku burada bir
yiyen bidaaa yiyoo. ülserini, sekerini hatta Çinli sarsini
bile sip diye kesiyooo" diye bagirsa, ossaat tüm isporta tezgahlarina
nur yagar....
Örnek 3: Diyelim ki bunlardan bir kaçi aziz ve muhterem hökümatimizda
bakanlik, basbakanlik gibi ulu makamlari isgal etmislerse, bir afra bir
tafra ile yarismadan sonra oturup ciddi, ciddi bir basin toplantisi düzenleyip
"Valla filanca Tasbakanimiz geçen yil tüm Avrupa dövletlerini
gezdigi için Sertap kizimiz birinci olmustur..." diye saçmalama
alaninda nirvanaya ulasirlar.
Eh bundan sonrasini artik varin onu da siz bulun.
*Abus: Saf görünüp de kurnazlik yapmaya kalkisan
Aleviyol, 11.6.2003
Yorum
|