|
|
|
Güncel ve Tarafsız Haber |
|
|
|
Atatürkçü Düşünce Derneği'nden savaşa hayır çağrısı: Barış istemek ve bunda kararlı olabilmek politik bir tercih değil, “insan” olmanın gereğidir... Atatürkçü Düşünce Derneği Berlin-Brandenburg Yönetim Kurulu, 19 Ocak 2003 tarihindeki Olağan Genel Kurulu'nda oybirliği ile alınan karar uyarınca, Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” sözünü hatırlatarak, "savaşa hayır" dedi. ADD Berlin-Brandenburg yaptığı açıklamada savaşın; "ırkçılığın ve halklar arasında düşmanlığın körüklenmesine, kültürler ve dinler arasındaki çatışmaların derinleşmesine, yeni nefretlerin doğmasına" neden olduğunu; "açlığın, yoksulluğun artmasına" yol açtığını; silah tekelleri dışında hiç kimseye yarar getirmediğini, "yeni ölümler, yeni ekonomik sıkıntılar, yeni çevre felaketleri" doğurduğunu; "çocuklar ve kadınlar başta olmak üzere masum insanların katledilmesine, daha çok acı çekmelerine" yol açtığını belirttikten sonra, savaşa hayır denilmesinin gerekliliği üzerinde durdu. Yapılan açıklamada, "hazırlanan ve bölgemizde hızla uygulanacak gibi gözüken savaş senaryoları, ülkemizi ve halkımızı çok yakından ilgilendirmektedir. Bizler, tüm komşularımızla barış ve dostluk temellerine dayanan bir ortamda yaşamak ve iyi ilişkilerin sürdürülmesinden yanayız." denildi. "MGK’nın son açıklaması: 'Savaş kaçınılmazsa, biz de bir şekilde savaşın içindeyiz.' oldu. Bu görüş emperyalist dayatmalara boyun eğip, haksız ve adaletsiz bir savaşa sürüklenmeyi getirebilir. Topraklarımız, kardeş halklara karşı saldırı zemini olmamalıdır. Ülkemizin komşuları ile arasındaki dostluk ve karşılıklı ilişkileri, inandırıcı ve sağlam olmak zorundadır." ibareleriyle mevcut durum eleştirildi. Ekonomik çöküntü belirtileri ile savaş arasında yakın ilgi vurgulanarak, silah tüccarlarının savaş lobisindeki fonksiyonu sorgulandı. Bununla birlikte, "Dünyada üretilen tüm enerjinin % 40’ı petrole dayanmakta, bilinen petrol rezervlerinin de % 65’i Ortadoğu’da bulunmaktadır. ABD dünyadaki petrol üretiminin dörtte birini kullanan bir ülkedir. Bencil ve çıkarcı hesaplarla geliştirilen savaş politikaları, yaşanacak yeni acıların ve felaketlerin habercisidir. Bölgemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek için yapay gerekçeler yaratarak, yayılmacılık ve sömürü düzenine zemin hazırlayan bir Dünya Jandarması’nı anlamak kolaydır. Ne evrensel hukuk kuralları, ne uluslararası sözleşme ve anlaşmalar, ne halkların kendi kaderlerini tayin hakkı, ne de insani değerler anlam taşıyor. ABD bu tutumuyla ve uyguladığı yaptırımlarıyla dünyamızın yalnız bu gününü değil, geleceğini de tehdit etmektedir." denildi. Açıklamada, Irak’taki diktatörlüğün asla onaylanamayacağı; bölgedeki diğer demokratik olmayan yönetimlerin varlığının da göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi. Irak halkının kardeş olduğu vurgulanarak, "ordumuzun asıl görevi, düşmana karşı caydırıcı olan nitelik ve niceliğidir, savunmadır." ibareleri kaydedildi. Tüm halka ve özellikle ADD örgütlerine şöyle bir çağrı yapıldı: "Ülkemiz ve dünyanın her yerinden savaş karşıtı sesler yükselirken, ABD'nin Türkiye’yi savaşa sürükleme politikasına karşı kararlı bir biçimde direnilmeli, onurumuz korunmalıdır. Savaştan çıkarı olmayan herkesi bu savaşa karşı durmaya çağırıyoruz." Aleviyol, 13.3.2003, 22:38 Gündem |
| Ana Sayfaya |
|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |
| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |