|
Necati Özdemir
Açıklama
Değerli
Grup Üyeleri,
Öncelikle
tüm arkadaşlara teşekkür ederim.Hakkımda yürütülen tartışmaların bir
kısmına vakıf oldum.Doğal olarak hem mutlu oldum hem üzüldüm ve hem de
düşündüm.Sizlerde bilirsiniz ki; ne körü körüne bağlılık ( fanatizm ) ne
körü körüne reddiyatçılık doğru değildir.Bilimin ana felsefesi dene
kabul et, dene reddet anlayışına dayanır. Burdan hareketle tartışmayı
başka bir kulvara götürmek istiyorum. Bilinmesini isterim ki; Baraklı
olduğum doğrudur ancak ben Alevi değilim.Olmam gerektiğinide
düşünmüyorum. Çünkü insan, olduğu gibi güzeldir. Kaldı ki inançlar iç
alemi aydınlatan ve böylece dış alemde yansımaları görülen değerlerdir.
Yaşadığımız ortak dünyada dış yansımalarımızda evrensel doğruları ve
güzellikleri ortaya çıkaran her inanç saygıdeğerdir. Bu itibarla
insanlar arası ilişkide ne benim bir Alevi ya da başka bir inanç
taşıyana ne de Alevi veya başka bir inanç taşıyanın bana herhangi bir
üstünlük ya da ayrıcalığından söz edilemez. Bireylerin dış
yansımalarında ortaya koydukları davranış biçimleri daha güzel bir
dünyayı kurmaya hizmet ediyorsa takdir edilmelidir. Aksi ise
reddedilmelidir. Bu anlamda kişilerin ne oldukları değil ne
yaptıkları önemlidir. Yaşamdan sonraya ilşkin olan kısmı ise her
bireyin kendine aittir.Takdir edersiniz ki hepimiz hayatımızda insan
olarak cok iyi sünniler,aleviler,hristiyanlar vs..gördüğümüz gibi çok
kötü sünniler,aleviler,hristiyanlar vs.. de görmüşüzdür. Yani bu noktada
bu değer yargısına yönlendiren dürtü karşımzdakinin davranışları
olmuştur. Bu bakış açısını beğenmeye bilirsiniz. Yaşadığım olaylar ve
içinde bulunduğum manevi hal böyle düşünmemin ve kabul etmemmin doğru
olduğuna beni inandırdı. Çünkü bu dünyayı ben yaratmadım. Bende sizler
gibi yaratılmış biriyim. Öyleyse yaratıcının bu noktadaki iradesine
saygı duymaktan daha doğru ne olabilir! Her birimizin, diğerini " Benim
gibi olacaksın " dayatmasına maruz bırakmaktan ise " Birlikte barış
içinde daha güzel bir dünyayı nasıl kurabiliriz " sorusuna muhatap
kılmamız daha doğru değil midir? Bildiğiniz üzere AK Parti' den
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığına talip oldum. Burada sizlere
propaganda yapacak değilim. Ancak merakları gidermek bakımından şunun
bilinmesini isterim : AK Parti bir din ya da mezhep partisi değildir.
Ayrıca AK Parti hizmet noktasında da ayrımcılık gözetmemektedir. Kesin
kırmızı çizgilerinden birisi mezhepçilik ya da din ayrımına dayalı
politika yapmaktır. Ben de bu anlayışın doğru olduğuna inanıyor ve
savunuyorum. Kaldı ki tüm özel ve resmi yaşamımda bu kuralı benimsedim
ve buna uydum. Eğer benim görev yaptığım yerlerde ( Konya-Ereğli,
Diyarbakır-Çermik, Afyon-Emirdağ, Afyon, İstanbul-Bayrampaşa Cezaevi )
tanıdıklarınız var ise sorabilirsiniz.Örneğin ; Emirdağ'da Şeyh kızının
oğlu Kadir Dede'nin aile efradından ya da bağlılarından, Gaziantep'te
yaşayan Elbistanlı Casim Dede'nin aile efradından ya da beni şahsen
tanıyan herhengi bir aleviden... Özetle gerek ülkemizin gerekse
insanlığın temel sorununun ideolojik değil, insani olduğunu düşünüyorum.
Bizler gerçekten elele verdiğimizde neler yapabiliriz... Aday olurken
Gaziantep'le ilgili hayallerim var. Kendimi şehrimdeki ve ülkemdeki her
yoksuldan, her garipten,her muhtaçtan, her duldan, her yetimden sorumlu
kabul ediyorum. Rüşvetin, haksızlığın, hukuksuzluğun, soygunun olmadığı
bir Gaziantep ve bir Türkiye düşlüyorum.Çok mu zor birşey istiyorum
arkadaşlar ? Zor olduğunu biliyorum. Bunu bile bile yola çıktım. Bu
kulvarı seçtiğim için başıma gelmeyen kalmadı. Daha da neler gelecek
bilmiyorum. Eşim, çocuklarım, aşım, ekmeğim dahil herşeyime saldırdılar.
Kariyerimin en zirvesindeyken herşeyi ayaklarımın altına aldım. halkımın
geleceğinden başka hiçbir gayem olmadı. Olmayacak ta. Bu uğurda yaşadım.
Ölürkende yüreğimde bunlar olacak. Anayasamızın 2.maddesinde yazılı olan
" Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir."
ilkesinin gerçek manada uygulanması bizlerin ve Türkiyemizin kurtuluş
anahtarıdır. Hangi inanç, yaşam biçimi ve duruştan olursak olalım,
hepimizin insan onuruna yakışır biçimde yaşayabilmesi bu anahtarla
kapıları açabilmemizle mümkün olacaktır. Saygılarımla.
30.01.2004
Aleviyol,
2.2.2004
Politika |