ABKB      ALEVİ-BEKTAŞİ KURULUŞLARI BİRLİĞİ

BASIN AÇIKLAMASI

 

Bayındır I Sok. Ömür İşhanı 25/16 Kızılay-Ankara

Tlf-0312 435 28 94/faks-435 76 09

abkb2000@hotmail.com

 

 ALEVİ-BEKTAŞİ KURULUŞLARI BİRLİĞİ

 

 “Alevi Varlığı Reddedilemez”

“Alevilik Yasaklanamaz”

“Alevi Kimliği Anayasal Bir Haktır”

 

Uzun bir hukuk mücadelesinden sonra kurularak 7 Mayıs 2001 tarihinde tüzel kişilik kazanan Alevi Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği hakkında Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 13.02.2002 tarihinde kapatma kararı almıştır.

 

ABKB, Türkiye ve Avrupa’da kurulu bulunan Alevi Bektaşi Kuruluşlari temsilcilerince Alevi Bektaşi kuruluşlarının ortak iradesini, Alevi toplumunun istemlerini dile getirmek amacıyla oluşturulmuş bir dernektir.

 

ABKB’nin amacı; tüzüğünde; “Alevi-Bektaşi kültür ve öğretisinin araştırılması, yaşatılması ve tanıtılması için çalışmalar yapmak, bu doğrultuda Alevi Bektaşi Kuruluşları arasında eşgüdüm ve dayanışmayı sağlamak” diye belirlenmiştir.

 

ABKB’nin çalışma ilkeleri ise şöyledir:

Alevi Bektaşi Kuruluşlari Birligi ‘demokratik bir kuruluştur’. Hiçbir siyasi parti, örgüt, hareket ve ideolojik yapılanmaya bağlı değildir. Kendi amaçları ve ilkeleri doğrultusunda bağımsızdır.

Hukukun evrensel ilkelerine, temel hak ve özgürlüklere bağlıdır. Bu ilkeleri her koşulda savunur.

Her türlü ayrımcılığa (etnik, inançsal, sosyolojik, cinsel, coğrafi) karşıdır.

72 milleti bir tutarak tüm insanların eşitliğini ve kardeşliğini savunur. Çalışmalarını ırk, dil, inanç, cinsiyet ve siyasal görüş ayrımı gözetmeden sürdürür.

Laiklik ve demokrasinin yılmaz savunucusudur.

Anadolu’nun öz ve özgün bir kültürü, inancı, felsefe ve yaşam biçimi olan Aleviliğin savcılıkça

 

·                                azınlık olarak nitelenmesi,

·                                bölücülük unsuru olarak görülmesi,

·                                mezhep olarak ele alınması

 

ve bu doğrultuda “Alevi” adından dolayı mahkemece kapatılması son derece anlaşılmaz bir tutumdur.

Çünkü:

Biz kendilerini “Alevi-Bektaşi” olarak tanımlayan kişiler açısından;

”Alevilik-Bektaşilik” BİR MEZHEP DEĞİLDİR.

ALEVİLİK, İnsanı, temel ve en yüce değer olarak kabul eden, bir kültür, bir öğreti, bir yaşam biçimi, bir felsefe ve hatta tüm bunları da bünyesinde barındırıp aşan toplumsal bir olgudur.

Alevilik;

Irkçılığı,

Din ve mezhep savaşlarını,

Bölgesel düşmanlıkları,

tümden reddeder.

Aleviler, Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde bir azınlık değildirler.

Aleviler, Anadolu’da tarihin hiçbir zamanında bir azınlık olmamışlardır.

Aleviler, Türkiye Cumhuriyetinin kurucu unsurlarından birisidirler.

Tüm tarihçiler ittifakla kabul ederler ki; Anadolu’da Türk Dili ve Kültürü’nün yaşaması Aleviler sayesinde gerçekleşmiştir.

Aleviler, insanların “dinine, diline, ırkına, cinsiyetine, kültürüne” ayrımcı bir yaklaşımla bakmayıp tam tersine insanların tümünü bir ve eşit olarak görürler. Bu tutum Alevi felsefesinde “yetmiş iki millete bir nazarla bakmak” sözleriyle ifade edilir.

Aleviler, için tek ölçüt “insan” olmaktır.

Ne var ki; başta derneğimizin adı olan “Alevi-Bektaşi” sözcükleri olmak üzere, derneğimizin amacında yer alan “Alevi Bektaşi kültür ve ögretisinin araştırılması, yaşatılmasi ve tanıtılması için çalışma yapar” ifadesi, derneğimizin yapacağı işler arasında yer alan “Cem ve Kültür Evleri yapar yaptırır” ibareleri yasaklama ve bölücülük nedeni sayılmıştır.

Biz bölücüysek eğer; seçim zamanlarında dernek, vakıf ve dergahlarımızın kapısından ayrılmayan siyasiler de bölücüdür.

Serçeşmemiz Hacibektaş’ı her firsatta ziyaret eden; Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin sandukasına el ve yüz süren politikacilar da bölücüdür.

Hacıbektaş Etkinliklerimizi şereflendiren; Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Kültür Bakanları, Valiler ve Kaymakamlar da bölücüdür.

Cem ve Kültürevlerimizin temellerini atan; açılışlarını yapan Cumhurbaşkanları, Belediye Başkanları da bir o kadar bölücüdür.

O nedenle bir mahkeme kararı ile “Alevi varlığı reddedilemez!”

Bir gerçeklik olan Alevilik yasaklanamaz!

Türkiye Avrupa Birliği yoluna girmişken, AB ile uyum yasaları çıkarılırken Alevilerin kuruluşlarının kapatılması Türkiye’yi yönetenler için akıl almaz bir davranıştır.

Yüzümüzü döndüğümüz Avrupa’da Alevi adıyla derneklerimiz, federasyonlarımız kurulup faaliyetlerini sürdürürken, Avrupa Birliği çapında Alevi Konfederasyonu kurulurken Aleviliğin anavatanı, Türkiye’de/Anadolu’da Aleviliğin yasaklanmasını açıklamak mümkün değildir.

Biz Aleviyiz!

Bu kimliğimizi kim reddedebilir?..

Vatandaşlik görevlerimizi, yükümlülüklerimizi bu kimliğimizle yerine getiriyoruz! Bunu kim reddedebilir? Laik devlet, yurttaşları arasında ayrım yapmaz, birini diğerine tercih etmez, edemez!

Anayasa’nın 10.maddesi yurttaşların eşitliği ilkesini öngörmüştür. Anayasa’nın 24.maddesi ise “din ve inanç özgürlüğünü” teminat altına almıştır.

Bu Mahkeme Kararı’nın Yargıtay’dan döneceğine inanıyoruz. AİHM kapılarına gitmemize gerek kalmayacağına inanıyoruz.

Ve bundan böyle Alevi yurttaşlar olarak; Nüfus Cüzdanlarımıza rızamızın dışında yazılan sıfatlar yerine “ALEVI” Sözcüğünün Yazılması için Nüfus Düzeltme Davaları Açacagız.

Zorunlu Din Dersi kalkmadıkça, veya bu ders seçmeli hale getirilmedikçe; düşünüyoruz ki; Alevi öğrenciler, bu derslere girmeyeceklerdir.

            Saygılarımızla.

ABKB

                     

Forum Konuk Defteri  Ozanlar Yazarlar Yol Alevilik
Irtibat Linkler Deyisler Kitapevi Hüseyin Gazi Ana Sayfaya