Güncel ve Tarafsız Haber

Murtaza DEMİR

Geleneksel 15. Pir Sultan Abdal Kültür Şenlikleri derneğimiz ve Vakfımız öncülüğünde kutlandı.

Pir Sultan Abdal Şenlikleri, 2 Temmuz 1993 yılında devlete bağlı güvenlik güçlerinin koruyuculuğu ve “hoşgörüsü” sonucu, çağdışı bir yönetim biçiminin ülkemize egemen olmasını isteyen güruhun, katılımcı aydınları Sivas/Madımak Otelinde yakarak katletmelerinden sonra da sürdürülüyor. Bu yıl 26-27 Haziran günlerinde yapılan Pir Sultan Abdal Şenliklerinin 15.sini de geride bıraktık. Davetliler, Pirin Banaz Köyü Pir Sultan Dağındaki 8 metrelik dev boyuttaki anıtının hemen yanında bulunan onbin kişilik açık hava amfisini ağzına kadar doldurarak, Yıldız Dağından başlayıp, Tecer Dağında biten gökkuşağını kıskandıran bir renk cümbüşü oluşturdular.

O gün herkes bayramlık elbisesini giydi; kadınlar, kızlar, gelinler, dedeler, yaşlılar; en çok da çocuklar: Öyle mutlu görünüyorlardı ki... Nasıl mutlu olmasınlar, bölgesel olarak kültürel gereksinimlerini karşıladıkları tek etkinlikti ve bir yıldır bekliyorlardı Pir Sultan Şenliklerini. Kadınlı-erkekli oturdular: Ecnebilerin “kültürlerin beşiği Anatolia” diye niteledikleri bu coğrafya ve büyük Atatürk’ün işaret ettiği “Modern Türkiye” hedefiyle tam bir uyum içindeydiler. Kadın-erkek el ele halay çekip, sonra birlikte semaha durdular. Bütün kadınların ve kızların kimlikleri vardı. Güneş yanığı güzel yüzleri buğday esmeriydi. Gözleri ışıl ışıldı. Diledikleri etkinliğe özgürce katılma/yaşama haklarının tadını çıkarıyor, özgürlüklerinin tartışılmasını dahi istemiyorlardı. Kadınların peçe ve çuval türü kara giysilere mahkum edilerek tanınamaz hale getirildiği, özendirildiği, zorlandığı; özendirme içinde olanların iktidar olabildiği bir süreçte yaşama geçiyordu bütün bunlar. Anadolu’da, Ozan Atanın doğduğu ve hayat bulduğu, milyonların yüreğinin attığı, onbinlercesinin katıldığı Banaz’da, Pir sultan Şenliklerinde...

Böylesi bir bakış açısı ve evrensel ölçekte şekillenen kültür etkinliği miydi acaba Sn. Bakan Erkan MUMCU’yu bizden ve bu şenliklerden uzak tutan. Kim bilir, belki de “yetmiş iki millete aynı nazarla bakmamız”; ya da “...Her ne arar isen, kendinde ara/ Kudüs’te, Mekke’de hacda değildir” şiarıyla özetlenebilen inancımızdı, bakanı hoşnutsuz ve ilgisiz kılan. Bir neden olmalı ki, her fırsatta “derin” bir kültür birikimine sahip olduğunu ima eden, bunu kanıtlamak için içi  hoş konuşmalar yapan ve kıvrak bir politik geçmişe sahip olan Sn. Bakan MUMCU, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da kurumlarımızın ortak görüşme istemine yanıt vermedi.

Şenliklerimize hükümetten hiçbir kutlama mesajı gelmemiş, ana muhalefet CHP’den Sivas Milletvekili Sn. Nurettin SÖZEN de dahil olmak üzere tek milletvekili dahi katılmamıştır. Peki seçim sırasında gelip konuşmak üzere ısrar eden, ama onun dışında kalan zamanlarda düğünümüze, bayramımıza, şenliğimize ve her sorunumuza ilgisiz kalan bu iki yüzlülere ne demeli... 

Ülkemizi yönetenlere bir kez daha anımsatmak isteriz; Pir Sultan Abdal bir Türkmen kocasıdır. Onu seven ve ardından giden milyonlar, ülkemizin en onurlu ve yurtsever insanlarıdır. Onlara şaşı bakmak siyasi körlük; farklı muameleye tabi tutmak ise bölücülüktür. Pir Sultan Abdal adına yapılan şenlikler, ülkemizde yapılan şenliklerin en kapsamlı olanlarından biridir ve göz ardı edilemeyecek denli de önemlidir.

Şenlikler çerçevesinde ülkemizin tanınmış ve değerli sanatçıları, aydınları, yazarları 93 yılı 2 temmuzunda gerici odaklar tarafından benzin dökülerek yakılmış olsalar da yine de gelir, iki gün boyunca bölge insanlarıyla haşır neşir olur, sohbet ve söyleşilere katılır; onlarla yan yana ve eşit olmanın tadını çıkarırlar. Şenliklerimizin ulusal olduğu kadar, uluslar arası boyutu da bulunmaktadır. Geçen yıl Amerikalı ve Avustralya kökenli ekipler şenliğimizi baştan sona kameraya alarak bizlerle söyleşiler yaparak, “Anadolu’nun orijinal kültürü” nitelemesiyle “çekimleri belgesel film” haline getireceklerini söylemişlerdir. Yine bu yıl, Hollandalı bir ekip, şenliklerin tamamını kaydederek, aynı amacı dile getirmiştir.

Bu hükümetin bir kültür politikası var mıdır bilemiyoruz. Varsa eğer, Anadolu’nun en önemli ve katılımlı kültür etkinliklerinden biri olan PSA şenliklerine bu denli karşıtlık ve ilgisizlik nasıl açıklanabilir? “Haremlik-selamlık” kültürü her alanda olduğu gibi, TC. Kültür Bakanlığının tercihinde de geçerliyse, ki; öyle olduğu anlaşılıyor, cumhuriyet döneminin bunca çağdaşlaşma serüvenine verilen emeğe, bedele yazık değil mi?

Hükümet ve siyasi anlayışı bu etkinliği ve katılımcılarını yadsısa da, etkinliklerimiz büyüyerek sürecek ve sürdürülecektir. Çünkü bizler kalıcıyız: Bu ülkenin gerçeği ve ta kendisiyiz. Anadolu Türkmen kocası ve bu toprağın ozanı, haksızlığa ve adaletsizliğe karşı direncin sembolü Pir Sultan Abdal’ı yaşatacağız. Sivas katliamını unutmayacağız!..    

10.07.2004 

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz

Kültür ve Eğitim Vakfı adına

Murtaza DEMİR

Vakıf Başkanı                                                                         

| Ana Sayfaya |

|Gündem | Yorumlar | Yazarlar | Politika | Dünyadan |

| Derneklerden | Belgeler | Kültür & Sanat | Alevilik| Arama |

 

aleviyol@aleviyol.com